Emanetimizi Verin

Hacı Halîl Efendi, Sultan Mahmûd Han’ın saray hizmetçisiydi. Halil Efendi hacca gitmeye niyet etti. İstanbul’dan Üsküdar’a geçtiğinde, Üsküdar mezarlıklarının içinden bir zât, elinde bir mektup olduğu hâlde hızlı adımlarla ona doğru koşarak geldi ve: “Aman Hacı Halîl Efendi şu mektubumu al! Lütfen Şam’a vardığınızda, velilerin önderi, ariflerin büyüğü Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerine ver. Buyurduklarını ve mektubu verdiğiniz tarihi de unutmayınız. Döndüğünüzde cevabı alırız.” dedi ve yine kabristanlığa doğru yürüyüp uzaklaştı.

Halîl Efendi Şam’a gidip, valinin konağına misafir oldu. O akşam Mevlânâ Hâlid hazretleri, hizmetçisine feneri hazırlamasını emredip, valinin konağına gideceklerini bildirdi. Konağı teşriflerinde vali hürmetle karşılayıp; “Efendim, teşrifinizden çok memnun olduk. Bunun bu gecede olmasının bir hikmeti olsa gerek.” dedi. Halîl Efendi de orada idi. Mevlânâ Hâlid hazretleri bir müddet oturup sonra ayağa kalktılar ve: “Gidelim.” buyurdular. Vali ve Hacı Halîl Efendi de saygıyla kalktı. Mevlânâ Hâlid hazretleri gitmekten vazgeçip durdu. Az sonra tekrar kalktılar. Bu hâl üç defa tekrar etti. Mevlânâ Hâlid hazretleri son defa kalktıklarında, Hacı Halîl Efendiye dönerek: “Hacı Halîl Efendi! Bizim sizde bir emanetimiz vardır.” buyurdu. Halîl Efendi de: “Efendim böyle bir emanet yoktur.” dedi. Mevlânâ Hâlid hazretleri tekrar: “Elbet olacak. Cebinize ve eşyanıza baksanız.” buyurdu. Halîl Efendinin hatırına mektup gelmeyince: “Halîl Efendi! Üsküdar kabristanlığından geçerken, şöyle şöyle bir zât size bir mektup vermişti.” buyurdu. Hacı Halîl Efendi hatırladı ve derhal mektubu çıkarıp verdi. O zaman Mevlânâ Hâlid hazretleri buyurdu ki: “Hacı Halîl Efendi bizimdir (bizim misafirimizdir).” Vali de: “Biz köleniz de Efendimindir.” dedi. Mevlânâ Hâlid hazretleri: “O başka.” buyurdular ve birkaç defa: “Hâcı Halîl Efendi bizimdir.” buyurunca, Hacı Halîl Efendi: “İnşâallahü Teâlâ hacdan sonra efendimizin ayaklarının toprağına yüz sürerim (ziyaret edip misafir olurum).” dedi. O zaman Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri: “Hacdan sonra gelirseniz bizi bulamazsınız.” buyurdu. Hacı Halîl Efendi de: “İnşâallah buluruz.” dedi. Mevlânâ Hâlid hazretleri: “Nasîb!” buyurdu. Daha sonra mektubu açıp okudu ve: “Bize hüsn-i zan etmişler. Zannettikleri gibi olsun.” buyurdu.

Halîl Efendi hacdan sonra bizi bulamazsınız buyurmasının hikmetini anlayamayıp Hicaz yoluna koyuldu. Mekke-i Mükerreme’ye geldi. Kalabalık bir topluluğun cenaze namazı kıldığını gördü. Onlara: “Ortada cenaze yok. Kimin namazını kılıyorsunuz?” diye sordu. Onlar da: “Şam-ı şerîfte Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri vefat etti. Onun namazını kılıyoruz.” cevabını verdiler. Bu vefat haberini alınca, Halîl Efendi kendine geldi. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin kerametini anladı. Haccı edâdan sonra, Şam’a oradan da İstanbul’a gitti. Üsküdar’a geldiğinde kabristanlığın kenarında mektubu veren zâtı gördü. O zât Halîl Efendiye: “Efendim! Siz mektubu verdiniz, bizim de işimiz oldu.” deyip, kabristanlığa doğru uzaklaştı.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s